Asteroitler

 

asteroid

ADMETUS: Taş gibi katı maddeleri, hammaddeleri simgeler. Engellerle yüzleşmeyi, hayal kırıklıklarıyla, komplikasyonlarla karşılaşmayı ya da başarıya/ilerlemeye erişmeden önce başka şeylerin olmasını, ürün ve sonuç alma zamanının gelmesini, hammaddelerle uğraşmayı, işleyişi geciktiren kramp benzeri hastalıkları anlatır. Admetus'un ilerletilmiş haritada orta noktaya gelmesi hareketsiz yatıran hastalıkları/kazaları, orta noktanın anlamına göre bedensel tıkanıklıkları ve durgunlukları (flebit gibi), enerji eksikliklerini düşündürür. Küçük mekânlarda boğulma hissi ve klostrofobi de verebilir.

AESCULAPIA: Hekimler ve şifacılarla teması, sağlıkla ilgili inanç sistemlerini ifade eder. İyileşme ya da iyileşmeye neyin katkıda bulunabileceği konusunda açılarına bakılır.

AMOR: Koşulsuz ilahi sevgi ile insani ve dünyevi sevginin sınır gereksinimi arasındaki bölünmeyi gösterir. Sevginin ne olduğunu anlamakla ilgilidir; konumu ve açılan kendini ya da başkalarını sevmeyi ya da kabul etmeyi engelleyen ya da koşulsuz sevgiyi ortaya çıkaran durumları gösterir. Kendimizi kabul etmek konusunda bizi engelleyen şeyleri de gösterir. Amor'un bulunduğu burç sevgi paylaşımında neyin engel oluşturduğu konusunda fikir verir. Koç'ta kişi fazlasıyla bağımsızdır ve başkalarını sevgiye layık olmayacak kadar ben-merkezli görebilir. Balık'ta sevgiye kurban edilme ya da istismar korkusu yaşar. Başak sevginin hiçbir zaman karşılıksız ya da sabit olduğunu kabul edemez. Oğlak ise kurallara bağlıdır. Geri giden Amor başkaları tarafından zorlanan koşullan göremez ve sevgi bağlantılarında uygun sınırlar koyamaz. Pozitif kullanımında koşulsuz sevgi verebilen Amor, negatif kullanımında şiddet/nefret verebilir. Dünya astrolojisinde olumsuz açıları şiddet olaylarının artışını gösterebilir.

APOLLO: Apollo'nun yörüngesi Merkür'ün iç (Güneş'e yakın) tarafındadır. Apollo'nun üç özelliği Güneş'i kişileştirmesi, ideal adam olmaya çalışması, hem hastalığı hem şifasını vermesidir. Çoğu ünlünün (Güneş'i oynayan kişilerin) Güneş'i ile uyumlu açılan vardır (Elizabeth Taylor, Leonard Bernstein, Mark Spitz gibi). Apollo, Merkür ile de ilişkili olduğundan haritada bulunduğu yer, olaylardan ders almadığımız ve hatalarımızı tekrarladığımız, her seferinde yine her şeyi unuttuğumuz alanı gösterir. İyi kullanımda ise yeniden başlayabilme ve "bu sefer daha iyi olacak!" cesaretini verir. Yükselen ile gergin açılarda kişi tekrarlayan krizlerden başını kaldıramaz. Koşullan kontrol edemediği hissine kapılabilir. Bunlar kendini fiziksel (bedensel) krizler olarak gösterebilir.

APOLLON: Zaman, enerji ve yeteneklerle ilgili çeşitli istekleri yönetmede zorlukları gösterebilir. Aynı zamanda birçok şeye birden ilgi duymakla, çoklukla, bağlantılarla, ilginin bölünmesiyle, çalışmalar, geziler, fırsatlar, iş ya da kariyer ile ilgili konularla ilişkilidir. Apollon, İkizler'deki bir Jüpiter gibi davranır.

ARACHNE: Beceriler, becerileriyle övünme ve tuzağa yakalanmakla ilgilidir. Arachne ile kendi becerilerimizle o kadar övünebiliriz ki, diğerlerini küçük görebiliriz ve komplikasyonlardan hoşlanırız. Çok karışık durumlarda tuzağa düşürülmekten korkabiliriz. Transitlerinde işler başkalan yüzünden tahminimizden çok daha karışık duruma gelebilir. Arachne aynı zamanda dokumaları, iplik örgülerini (makrame gibi), örümcekleri ve onların yapışkan ağlarını temsil eder. Haritada bulunduğu burç ve ev hayat ağlarının şeklini, stilini ve koşullarını gösterir. Akrep'te olduğunda psikolojik boyutlar/ölüm vs. ile ilgili karmaşalara, 12. evde olduğunda rüyalarla, kurban edilme konularıyla, kronik sorunlarla vs. ilgili karmaşalara neden olur. Geri gittiğinde kişinin zor ve karmaşalar içerisinde ebeveynleri olduğunu (burç, ev ve açılar ile) ve kişinin tuzağa düşürülmek ile ilgili bilinçaltı streslerini ve evhamlarım gösterebilir. ASC ile açılan olan çoğu kişide kordon dolanması nedenli zor doğum görülmüştür. Bacchus ile kavuşumlarında ya da sert açılarında bağımlılıklar nedeniyle skandallar görülebilir. Orpheus ile açılarında tek nedene bağlı olmayan, karmaşık ölümler görülebilir.

ASTRAEA: Bitişleri fark edememe ve sonuna kadar beklemekle ilgilidir. Olaylardan kaçmak yerine, çok kötü olaylarda bile "bekle ve gör" tutumu vardır. Başlangıçlar da fark edilmez. Astraea "meşhur kötü sonu" anlatır. Senaryonun ne olduğunu açılarından anlaşılır. Kişi diğer tüm seçenekleri de açık bırakır (açı kalıbındaki diğer açılar) ve bunlar aslında çok yararlı pozisyonlardır. Olaylara yargısız tanıklık etmekle de ilgilidir. (Örneğin, Neptün'le sert açılar yapan transitlerinde sırf görüntü yakalamak adına insanlara yardım etmeden facialara tanık olunabilir ve kişi kayıt uğruna sonuna kadar olay yerinde kalabilir ve sonradan bununla ilgili psikolojik sorunlar yaşayabilir).

ATLANTIS: Güveni, yetenekleri ve özel bilgileri suistimal etmekle ilgilidir. Cezalandırılma düşüncesiyle de ilgilidir. Kişi geçmiş yetersizliklerinden ve hatalarından dolayı cezalandırılacağını düşünür ve bununla ilgili korkular taşımaktadır. Dünyanın sonunun geleceği gibi düşünceler de bu asteroitle ilişkilidir. Atlantis'in sert açılarında kişi mutluluğa hakkı olmadığını düşünür, karamsardır, çoğu şeyi yapmanın boş olduğu gibi düşünceleri vardır. Yeni çağ grupları, parapsikoloji ya da paranormal deneyimlerle ilişkili olmayı da gösterir. Yeteneklerin ve tekniklerin olduğundan fazla gösterilmesiyle de ilgilidir. Dünya astrolojisinde teknolojik gelişmelerle ilgili olmayı ve bunların kötüye kullanılmasını, gelgit dalgalarını, su ile ilgili faciaları, boğulma korkusunu, su baskınlarını ve fırtınaları gösterir.

BACCHUS: Bağımlılıklar, aşırıya kaçma, her türlü zehirlenmeyle ilgilidir. Duyguları kontrol etmek için kullanılan her türlü madde bağımlılığını temsil eder. Bacchus'un amacı her şeyi düzeltmektir, bu nedenle aşırılıklar sergiler. Nietzsche'ye göre sanatın ortaya çıkması ancak zehirlenmeyle olur ve Bacchus sanatla da ilişkilendirilir.

CIRCE: Circe mitolojide kocasını öldüren, sonra da erkekleri hayvana çeviren bir karakter olarak bilinir. Kendi başına ayakta durup erkeklerden nefret eden kadın arketipini verir. Circe'nin iki yüzü vardır, baştan çıkarıcı yüzü ve büyücü yüzü. Gücünü yalnızca seçtikleri için kullanır. Bu Circe'nin karanlık yüzüdür. İyi kullanımında ise yardım eden, kolaylaştıran ve çabuklaştıran etkiler gösterir. Bu yardımın altında yatabilecek "bensiz yapamazsın" düşüncesine dikkat etmek gerekir.

CUPIDO: Aile hikâyesini ve aile içi dinamikleri anlatır. İkamet edilen evle ilgili bağlantıları da gösterebilir. Cupido güzelliği ve sanatı takdir etmeyi verir, artistlerle ve sanatçılarla teması da gösterebilir.

CUPIDO-A: Cupido-A'nın sembolü sarmalanmış bir Venüs'tür ve etkileri Venüs ile benzerlik gösterir; sevgi, ilişkiler, güzellik ve sanatla ilişkilidir. Venüs'ün haritadaki konumu ile birlikte değerlendirildiğinde ek bilgiler elde edebilmeyi sağlar. Venüs'ün farklı bir düzeyde tezahürüdür.

DEMETER: Demeter özellikle Dünya'nın doğurganlığıyla ilişkili bir asteroittir. Ceres gibi anneyle ilişkiyi, beslenme şeklini ve etkileşim stilini, besinleri anlatır. Kavuşumları, bakım ve beslenmeyle ilgili artmış ihtiyaçları anlatır. Demeter'in ev ve burç konumu anneyle ilişkili çelişkileri, annenin kişinin beslenme ve bakımındaki tutumunu da gösterir.

DIANA: Diana, güzel ve genç, hatta şefkatli görünse de aslında bir avcıdır ve acımasızlığı da temsil eder. Hayvanlarla ilgili tüm konularla (bakım, büyütme, hastalıklar, av) ilgilidir. Avlanma, ayıkalanma korkusunu da içerir ve haritada özellikle köşelerde ya da önemli pozisyonlarda olduğunda kişide bu tip bir korku hissedilebilir.

EROS: Zorlanımla, tutku ve cinsellikle, cinsel organlarla ilişkilidir. Zevk alma ilkesini temsil eder. Sinastride Eros'un gezegenlerle ilişkisi romantik çekiciliği ifade eder, tek taraflı Eros etkileşimi varsa karşıdaki kişi (hangi gezegen ile kavuşum varsa bu konularda) yönlendirildiğini hisseder. Eros'un cinselliği Sappho'ya göre daha bütünsel ve duygusaldır, buna karşılık Sappho daha çok biyolojik düzeyi ifade eder.

EURYDIKE: Açılan ve konumu kişinin hayatta kime ve neye güvendiğini ve arkasını kime ve neye yasladığını gösterir. Arkasından yas tutulanı ve mutluluğun ortasında birden kaybolanı gösterir.

HADES: Geçmişle bağlantıyı, şimdiki problemlerin detaylıca kökenine inmeyi anlatır. Detaylı çalışmalar, iyi olmayan sonuçlar, psikoloji, araştırma, kronik ya da engelleyici durumlar, zehirler, bozulmuş şeyler, bıkkınlık, nefret, yetki, çirkinlik, yeraltı şehirleri ve metrolar, mikroplar, gizemler, bozgunculuk ve kabalık Hades kelimeleridir.

HEBE: Hebe, hizmet vermek, başkalarını desteklemek ile ilgilidir. Başkasının sahnesinde yardımcı oyuncu olmak gibidir, özellikle kariyer konularında perde arkasında kalmayı gösterebilir. Başkaları yüzünden oyalanmayı ve gecikmeyi de gösterebilir.

HERA: Hera ve Juno kişinin eşini ya da ortağını, evlilik ilişkisini ve ilişkilerdeki eşit haklara sahip olma dinamiğini gösterir. Hera sert açılara maruz kaldığında aldatılma, terk edilme ve bağlı olmama korkusunu uyandınr. Hera da, Juno da eşit statüye sahip olma isteğini getirirler ve kişi kendisine baskın gelindiğini ya da güç dengesizliği olduğunu hissettiğinde gerilime neden olurlar, öç alma ve güç çekişmesi duygularını uyandırırlar. Çoğu durumda Hera eş olarak baba modelinin seçilmesini, Juno ise anne modelinin seçilmesini anlatır. Bu tip durumlar dışında Hera ve Juno birbirlerinin yerine kullanılabilir. Kişinin ilişkilere yaklaşımını ve ilişkilerdeki deneyimlerini anlamak için her ikisinin de burç ve ev konumlarına bakılmalıdır, geleneksel göstergelerle (Venüs, evlilik noktası, DSC gibi) birlikte bu asteroitler de kullanılabilir. Haklan koruma güdüsü her ikisi için de yalnızca evlilik ilişkilerinde değil, diğer ilişkilerde de geçerlidir.

HIDALGO: Özgül olarak ve dünya astrolojisinde İspanyol, Meksika, Güney ya da Latin Amerika kültürleri, dilleri ya da etkileri ile teması anlatır ya da buna meyilli olmayı anlatır. Din ve kanunlar arasındaki çelişkileri (kürtaj gibi), devrimsel hükümetleri ya da güçlü dini ya da politik temeller üzerine kurulmuş idareleri de anlatır. Kişiye inançlarını sergileme ve kendi ilkelerine uyma cesareti verir. Hidalgo sert açılar gördüğünde bu konuda baskı altında kalabilecek ve zorluklar yaşayabilecek diyebiliriz. Hidalgo natal haritada ya da transitlerde geri gittiğinde sırlar ya da yanm ağız konuşmalar olabilir ve transitte direkt harekete dönene kadar bunlar ortaya çıkmayabilir. Hidalgo başkalarına istediğini yaptırmak ile de ilgilidir. Sinastride etkinse birbirine baskın olmaya çalışan iki kişiyi gösterir. Hidalgo'nun enerjisi başkalarının haklarını korumak amacıyla, pozitif yönde kullanılabilir.

HOPi: Yerli Amerika halkını ve kültürünü simgeler; Hindistan'a ya da Batı Amerika'ya gidip gelenlerde de harita konumu belirgindir. Mısır içeren besinler, kuş tüyü, yılan ve bıçak ile ilgili konulan da ifade eder. Tuzaklarla, ateşsiz silahlarla ve her türlü dünyevi kavgayla ilgili deneyimleri verebilir.

HYGIEA: Sağlığı temsil eder. Açılarıyla sağlıkla ilgili problemleri verebilir. Hijyenle ilgili konulan da anlatır ve bu konuda Başak'a benzer. Hygiea'nın sert açılan kötü hijyenik şartlara da işaret edebilir.

ICARUS: Sınırlamaları ve kısıtlamaları aşmakla ilgilidir, kayak, motor yarışları, aşın hız yapmak (hızlı ve tehlikeli aktiviteler) Icarus ilişkili aktivitelerdir. Gerçekten de Icarus'un yörüngesi çok farklıdır, Merkür'ün Güneş'e yakın tarafına da geçebilir ve Dünya'dan bakıldığında aşırı hızlı hareket eder görünür. Genellikle ansızın kaçmayı gösterir ve bunda sorumsuzluk da vardır.

ISIS: Parçalan bir araya toplamak ve birleştirmek ile ilgilidir ve sert açılarında kişi parçalan zihinsel ya da duygusal olarak birleştiremez (açı yaptığı gezegenlere göre), deneyimler entegre edilemez, bir deneyimden alman ders diğer deneyime aktarılamaz. Isis kardeşlerle ilişkiyi, yakınlığı ve etkileşimi de anlatır, açılarından kardeşlerle ilişkinin detaylan görülebilir.

KASSANDRA: Kimsenin inanmadığı net öngörülerle ilişkilidir. Öğüt dinleme ve öğüt vermeye yeteneğimizi de gösterir. İyi açılarında karşımızdakinin ne zaman öğüde ihtiyaç duyduğunu ya da ne zaman kendi başına öğrenmesi gerektiğini görebiliriz. İlişkilerde Merkür benzeri iletişim ve danışma verir. Geri gittiğinde ve sert açılarında duyma güçlüğü verebilir.

KRONOS: Otorite pozisyonlarını ve uzmanlığı gösterir. Bürokrasi, kurallar, polis, farklı düşünceler, rekabet edebilme, protokoller, hükümet liderleri, dağlar, rakım, yükseklik ölçüleri ile ilişkilidir.

LILITH: Seçim ve reddetmeyi anlatır. Reddedilme, tercih edilmeme ya da eleştirilme nedeniyle bastırılmış bir öfke vardır ve kinci davranışlara neden olur. Üçlü aşk ilişkileriyle, dürüst olmayan ilişkilerle, kadının klasik pasif/bağımlı rolünü kabul etmemesi ve bağımsızlığıyla, ilişkilerde cinsellikle ilgili sorunlarla ilişkilidir. Erkek haritasında kadınlara baskın çıkmak ya da kadınların kötü olduğu düşüncesiyle de ilgili olabilir. Lilith "Kara Ay-Lilith"den farklıdır. Bu ikisi karıştırılmamalıdır. Kara Ay-Lilith 1618'de ilk kez görülmüş, Dünya'nın Ay'dan çok daha uzak ve Ay'ın dörtte biri kadar küçük, her zaman görülemeyen bir uydusu olduğu keşfedilmiştir, asteroit değildir. Her burçta yaklaşık 10 gün kalarak Dünya'yı 119 günde dolaşır. Astrolojide göremediğimiz kendi karanlık doğamızla ilgilidir. Erkek haritalarında kişinin dişil yönünü, kadın haritalarında eril yönünü de temsil eder.

MINERVA: Babayı memnun etmek için gereken stratejileri öğrenmek ve başkalarının onayını almaya çalışmakla ilişkilidir. Doğum haritasındaki açılan kişinin babanın onayını kazanıp kazanamadığının göstergeleridir. Doğum haritasındaki Minerva'nın aldığı sert transitler babanın ölümüyle ilişkili olabilir. Geri giden Minerva babayla ilişkilerde sorunları ve endişeleri gösterebilir. İyi açılarda toplumla iyi ilişkiler kurma becerisi verebilir, ama politik olmak uğruna kişinin bütünlüğünü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalması da söz konusu olabilir.

NEMESIS: Nemesis bizi takip eden ve tuzağa düşüren gölgemiz gibidir. Sembolü de parçalanmış ve tuzağa düşürülmüş ruhu anlatır. İçimizdeki ya da dışımızdaki düşmanı, mutluluğumuzun ve başarılarımızın sabotajcısını temsil eder; bu dürtüden, tavırdan ya da aktiviteden bir türlü kurtulamayız. Natal haritada yaptığı açılarıyla olumsuzluklardan neyi ve nerede sorumlu tutup suçladığımızı gösterir. Transitlerinde bu tip suçlamaları tetikler. Nemesis retro ise, farkına varmadan aynı kandırmacayla hayatımıza devam ederiz.

NIOBE: Doğurganlığımızla ve çocuklarımızla iftihar etmekle ilgilidir; bu her türlü yaratıcılık için geçerlidir. Niobe'nin sembolü gözyaşı içerir ve sonundaki üzüntüyü ifade eder. Çocukların ölmesini, uzun zamanlı yaslan gösterebilir. Niobe geri gittiğinde bu durum bizden ziyade ebeveynimizle ilgili olabilir, onların sonunda üzüntüye dönecek övünçlerini ifade edebilir.

ORPHEUS: Mitolojide Orpheus, sevgilisi Euridyke ile evlendiği ilk gece karısını kaybeder. Ölen karısının ardından o kadar yas tutar ki, sonunda tanrılar "hiç arkasına bakmaması" şartıyla onu da yer altına yollar ve Euridyke'nin onu hemen arkasında takip edeceğini ve böylece sevgilisine kavuşacağını söylerler. Orpheus söyleneni yapmaya çalışsa da, bir zaman sonra Euridyke'nin arkasında olup olmadığından emin olmak için bir anlık bir bakış atar ve sevgilisi anında taş olur. Orpheus unutamadığımız, "artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" dediğimiz ayrılıkları ve çok uzun süren yasları temsil eder. Geri gittiğinde yaslan inkar ederiz ve bu yasları baskıladığımız için, farklı şekillerde belirtiler olarak ortaya çıkarlar. Orpheus kıstırılmış olduğunda kayıplar özellikle çocukluk döneminde çok barizdir ve bulunduğu ev alanını tamamen etkiler, kişi çocukluğunu trajedi olarak görebilir.

PANACEA: Problemlerde ya da hastalıklarda çare ve çözümler bulma yöntemleri, problemi sabitleştirme çabaları.

PANDORA: Mitolojide Pandora çok güzel ama kalpsiz ve aldatıcı bir kadındır, merakını yenemeyerek, açması yasaklanan reçel kavanozuna benzeyen bir kutunun kapağını açar ve Dünya'yı şeytanların istila etmesine neden olur. Pandora merakını yenememe ve bunun sonucunda akla gelmeyen kötü sonuçlarla ilişkilidir. Aynı zamanda her şeyin en iyi olacağı ümidini de kaybetmemeyi anlatır.

PERSEPHONE ve PROSERPINA: Mitolojide Persephone Demeter'in, Proserpina da Ceres'in kızıdır. Bu iki karakter farklı kültürlerin mitolojisine ait olsa da, sonuç aynı şekilde ayrılık ve annelerin yas tutmasıdır. Bu asteroitlerin etkileri doğumda anneden ayrılırken başlar. Bu ayrılık ilk geçiş dönemidir, son geçiş dönemi de ölümdür ve bu asteroitler ölümde de etkili durumdadırlar. Persephone ve Proserpina evden uzakta yaşadığımız deneyimleri, kişinin çocukluğunda anneden ayrıyken içsel ve dışsal yaşantılarını, geleneklerden uzaklaşıp farklı deneyimler kazanmamızı ve farklılaşmamızı temsil eder, aynı zamanda ayrılığa gösterdiğimiz tepkiyi de tanımlar (ayrılık korkusu gibi). Geri gittiklerinde çocuğun evden ayrılması alışılmış şekillerde olmaz, daha çok zorla koparılma şeklinde olur.

PHAETHON: Arabalarla, taşımacılıkla, sürücülükle ilgili durumları anlatır. Yarı yolda zorluklarla karşılaşmak, tehlikeli durumlarda olduğumuzu hissetmek ya da yapamayacağımızdan fazlasını üstlenmek de Phaeton ile ilgilidir. Merkür'e benzer şekilde (kazalar dahil) arabalarla ilgili konularda kullanılabilir.

POSEIDON: Ayna, cam, pencere, ışığın kırılması, reklam, politik propaganda, aydınlanma ve esin, ahlak ve ruhsallık ile ilgilidir. Posiedon'a kişinin fizik ötesi hah denebilir. Yeni ve yüceltici fikirler, ruhsal kişiler ve yerlerle temas, farkındalık, medyumluk, psişik titreşimlere karşı hassaslık, inanç ve temiz olma arzusu Poseidon konularıdır.

PSYCHE: Çocukluk çağının duygusal yaralarının fark edilmesi, yaralanabilirlik, içgörü, hatıralar, psikolojik iyileşme, zihin sağlığı ile ilişkilidir. Psyche çocukluk çağındaki yaralarımızın nedenini gösterir ve yaralanmalara karşı tavrımız konusunda da fikir verir. Psyche'si Hava elementinde olan kişiler olayların etkilerini konuşarak atabilirler ve geleneksel psikanalizden en iyi yararlanabilecek kişilerdir. Ateş elementinde olanlar patlayan her olaya atlayabilirler ya da kendilerini hiçbir şeyin etkilemesine izin vermeyebilirler. Psyche Su elementinde olduğunda sorunlar rahat akar ve kişide fazla psikolojik birikim olmaz. Toprak elementi ise olayları örtme eğilimindedir. Psyche baş bölgesi yaralanmalarını da gösterir.

SAPPHO: Sembolünde iki Venüs yan yana durur, paylaşılan değerler ve ilgiler, estetik önemlidir. Başkalarıyla benzer olma, ilişkili olma ve bağlanma isteğini, gerekliliğini ve yeteneğini gösterir. Paylaşımlar çok derin, temel ve biyolojiktir ve daha çok cinsel içerikli temasları ifade eder. İyi açılar almayan Sappho kişinin yalnız olduğunu ve yakın arkadaşlıklar kurmada zorluk çektiğini gösterir. Kıstırılmış Sappho kişinin yakın temas kuracağı birini bulmada zorluk çektiğini ifade eder. Transitlerinde kişilerin ortak yanlarının farkına varılmasını ve yakın arkadaşlarla beklenen etkileşimleri verir. Natalde bulunduğu ev ve burç kişinin yakın ilişkilerdeki en önemli beklentilerini gösterir. Venüs'ün sosyalliğinin, değerlerinin ve sanat yönünün ayrıntılarını, Uranüs'ün arkadaşlık gereksinimlerinin ayrıntılarını açıklar. Sinastride Sappho'nun gezegenlerle ilişkisi cinsel çekiciliği ifade eder.

SISYPHUS: Mitolojide Sisyphus büyük bir kayayı sonsuza kadar yokuş yukarı itmekle cezalandırılmıştır ve bu asteroidin ifadesi de benzerdir. Her seferinde daha farklı olacağı beklentisini taşımadan, mümkün olmayan işleri yapmaya çalışırız ve tam oldu derken, her şey yine başa döner, ama biz hiç yılmadan ve aklımızı kullanmadan yine aynı çabayı tekrar tekrar gösteririz.

SIVA: Yıkılmayı ve yeni bir şekle dönüşmeyi temsil eder, bu nedenle Plüton ile ilişkilidir. Aynı zamanda bilgi ve şefkatin de birleşmesidir. Geçmiş, katı davranışlar, geçmişteki beklentiler yıkılır. Kendi özünün aslında hiçbir şeyden etkilenmediğini anlamamızı ister. Bulunduğu ev ve burç köklü değişikliğin nerede ve neyle (örneğin Terazi'de ilişkilerle) olması gerektiğini gösterir. Hindistan'la ve Hint kültürü ile teması da ifade eder. Geri gittiğinde yıkım daha zor kabul edilir, çünkü yaşananlar bilinçaltına itilir, kişi değişmek istemez. Siva ile açı yapan geri giden yapılar da benzer şekilde dönüşüme direnirler. Siva ölüm haritalarında da dikkat çeker.

TERPSICHORE: Zarafet, denge ve düzeni temsil eder. Fiziksel antrenman, dans, disiplinli ve özellikli bedensel aktivitelerle ilişkilidir. Koşu, atletizm ya da aerobik ile uğraşanlarda natal haritada güçlü konumdadır. Zor açılar aldığında bedenle ilgili çelişkileri anlatır. Terpsichore bedenin duruşu ve dili ile de ilişkilidir. Kas sistemi, denge ve koordinasyon sorunlarıyla ilgili konularda önemli ipuçları verebilir.

TISIPHONE: Ailede ya da yakın ilişkilerde bağların nasıl ve hangi hayat alanında koptuğunu gösterir; açılar ve köşelerle ilişkisi hem haksızlığa hem de lütfa uğrayabileceğimiz durumları anlatır.

TORO: Gereksiz kabalık, maçoluk, agresyon, öfke, hakkını arama ve rekabet ile ilişkilidir. Ay, Venüs, Neptün ya da geri giden gezegenler gibi daha pasif enerjilerle temas ettiğinde ya da gergin açılan olduğunda, kişi bu gezegenleri kendini başkalarının öfkelerinden, şiddetlerinden ve dürtüselliklerinden korumak için kullanır. Karşıtlık varsa, karşıt gezegen kişiyi kavgaya çağırıyor gibidir. Ev konumuna göre hayat alanlarında kişi uygunsuz davranışlara da maruz kalabilir ve Toro'nun burcu bize bunun şekli konusunda fikir verir (örneğin Başak'ta yıkıcı ve istismar düzeyinde eleştiriler). Sert açılar istismarı da gösterir. Geri giden Toro'da kişi kendisine yapılanı görmek istemez ve genellikle şiddetle karşılık vermeyi seçmez. Pozitif kullanımda Toro hakkını aramak ve rekabetle ilgilidir. Transitlerinde ilişkili gezegenin konularında fırtınalar yaşarız, Toro'ya transitlerde ise aşın öfkeli ve kontrolsüz tepkiler gösterebiliriz.

URANIA: Astroloji, astronomi, teori, hipotez ve soyut kavramlar, mantık ve rasyonellik, matematik gibi soyut, teorik ya da sembolik bilgileri temsil eder. Urania uyumlu açılar yapıyorsa detaylarda ya da duygusallıkta takılmayız, mantığımızı kullanıp büyük resmi yorumlayabiliriz. Sert açılarda açıyla ilişkili objenin temsil ettiklerine takılabilir, algıda çelişkiler yaşayabiliriz. Urania neyi abarttığımızı ya da neyi görmezden geldiğimizi gösterir. Geri gittiğinde de eğilimleri göremez, ilkeleri anlayamaz ve sonuca bağlayamayız. Geri gitmiyor olsa da, geri giden gezegenlerle temaslannda, teması yapan gezegenin konularıyla ilişkili bariz şeyleri göremez ve atlarız. Kıstınlmışsa, çocuklukta çevremizde neler olup bittiğini anlama zorluğu çekebiliriz. Urania mantığı ve rasyonelliği savunma mekanizması olarak kullanmakla da ilişkilidir. Algı sorunlarıyla ilişkili doğumsal ya da tıbbi sorunlar da Urania açılarıyla görülebilir.

VULCANUS: Vulcanus'un ateşi yanardağ gibi içindedir ve patladığında durdurulamayan çok büyük bir güç içerir, içimizdeki ve dışımızdaki görünmeyen ve manevi güçtür. Nedenini bilmeden yapmaya itildiğimiz ve acele etmeyi engelleyemediğimiz şeyler Vulcanus ile ilgilidir. Bu zorlama dışarıdan da gelebilir.

ZEUS: Gücü elinde tutmayı temsil eder ve öfke, irade, makineler, silahlar gibi güçleri kontrol etmeyi öğretir. İyi kullanımında bu güçler gerektiğinde kullanılır, gücü düzenleme ve planlama da, kontrolü kaybetmek de Zeus ile ilgilidir